TEHLİKELİ ATIK YÖNETİMİ ULUSLARARASI SEMPOZYUMU 27-28 KASIM 2010
İnsanlık tarihiyle başlayan, teknoloji ve sanayinin gelişmesiyle de önemli sorun haline gelen atıklar, çevre için büyük tehdit oluşturmakta ve eko sistem içindeki yaşam döngüsünün bileşenleri birer birer yok etmektedir.
Türlerin hızla yok olması, biyolojik istilalar, ne olduğu ve nasıl mutasyona uğradığı bilinemeyen çok hızlı yayılabilen virüsler, canlıların bağışıklık sistemindeki sıradışı gelişmeler kirlenen bir dünyanın habercesi değil, çığlıklarıdır.
Küresel ısınmamının yarattığı iklim değişikliğinin bir sonucu olan doğal afetlerin adedinde 15 kat, şiddetinde ise 5kat artış olduğu artık herkes tarafından biliniyor. Çevre sorunları bugün tüm ülkelerin gündeminde. Bu soruna neden olan atıkların toplanması, geri kazanımı veya bertaraf edilmesi için yeni teknolojiler geliştirmeli, çevre politikların da hızla hayata geçirilmesi gerekmektedir. En küçük yerleşim yerinde, nüfus yoğun kentler ve sanayi bölgelerinde oluşan tehlikeli atıklar için hiç bir birey, kurum ve kuruluşun duyarsız ve ilgisiz kalması mümkün değildir.
Avrupa Çevre Ajansı (EEA - Europen Enviroment Agency) yayınladığı raporlar, “Kentsel Atık” miktarının 2005 -2020 yılları arısanda %25 artacağını belirtiyor. Böyle bir artışın kalabalık nüfuslu kentlerde yaratacağı çevre sorununu çözmek ve toplum sağlığını korumak için geç kalmış olacağımızı şimdiden görebiliriz.
Eğer, enerji kazanımını da içeren “Katı Atık Yakımı Yönetimi” ve “Geri Dönüştürme” kullanımı artırılırsa “Kentsel Atık Yönetimi”nden kaynaklanan net sera gazı emisyonlarının ancak 2020’den itibaren azalacağı yine Avrupa Çevre Ajansı’nın raporlarında yer almaktadır.
Sanayileşmeş ülkeler tehlikeli atıklarını verecek/atabilecek bir ülke bulmaları artık mümkün görünmüyor. Tehlikeli atık nerede olursa olsun tüm dünya için tehlekelidir ve tehdittir.. Yeraltı sularının, göllerin, nehirlerin, denizlerin ve tarım alanlarının zehirli atıklarla kirlenmesi yerel değil küresel bir sorundur.
Orta Avrupa’daki bir evin tehlikeli atığının Marmara Denizi’ne nasıl ulaştığını bilmek sorununun ciddiyetini anlamak için iyi bir örnek olacaktır. Tuna Nehri boyunca uzanan Orta Avrupa ülkelerinin metropol kentlerinin, çevre kirliliği yaratan atık sularını doğrudan Tuna’ya boşalttıkları ve bu atıkların nehir yoluyla önce Karadeniz’e daha sonra da İstanbul Boğazından geçerek Marmara Denizi’ne taşındığı gerçeği ülkemizi yakından ilgilendiren bir sorundur.
Enerji ihtiyacı için nükleer santrallerin kurulmasına tüm dünya karşı çıkmalıdır. Çünkü dünya yenilenebilir enerji kaynakları ile ihtiyaçlarını karşılayacak durumdadır. Nükleer santrellerin Türkiye’de veya dünyanını herhangi bir ülkesinde kurulması olabilecek felaketlerdeki sonucu değiştirmeyecektir.
Çernobil reaktör kazası, 20. yüzyılın ilk büyük nükleer kazasıdır. Ukrayna'nın Kiev iline bağlı Çernobil kentindeki Nükleer Güç Reaktörünün 4. ünitesinde 26 Nisan 1986 günü erken saatlerde meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı 30 Nisan 1986 günü tüm dünya tarafından öğrenildi.Bu kaza dünyada nükleer santrallerde oluşabilecek bir olumsuz etkinin sadece olduğu bölgeyi değil tüm dünyayı etkisi altına aldığı gerçeğiniyaşanan gerçeklerle gösterdi.
BP’nin Meksika Körfezi’ndeki petrol platformunda Meydana gelen ham petrol sızıntısı okyanuslardaki canlıları yok olmakla karşı karşıya bıraktı. Günlerdir okyanusa yayılan ham petrol sızıntısına yapılan müdahaleler sonuçsuz kaldı. Son 15 yılda denizlere dökülen petrolün 115 bin ton olduğunu düşünürsek, tehlikenin boyutlarını daha iyi anlayabiliriz. Bugün boğazlarımızdan her 3 dakika bir 400 ton tehlikeli atık geçmektedir. Dünyanın hiç bir yerinde 13 milyonluk bir şehir yoktur ki; bu tehdinin altında olsun...
İzlanda'daki Eyfyallayöküll buzulundaki yanardağın püskürttüğü kül bulutu nedeniyle bütün Avrupa genelindeki 28 bin uçuştan 16 bini iptal edildi. Kül bulutları nedeniyle hava koşullarının giderek kötüleşebileceğinden endişe edildi. Doğal felaketler,teknoloji hataları veya insanoğulunun duyarsızlığı; gerekçe ne olursa olsun, kirlenen dünyadır. Yaşanacak bir başka gezegen bulana kadar yaşayabileceğimiz tek yer dünyadır.
Ekolojik yaşamı korumak; sorumlu, duyarlı bireyler ve kararlı yönetimler ile mümkündür. Tehlikenin ne olduğunu geniş kitlelere duyurmak atılacak ilk ve en önemli adımdır.
TEHLİKELİ ATIK YÖNETİMİ ULUSLARARASI SEMPOZYUMU’da bu kapsamda hazırlanmıştır. Evdeki tehlikeli atıklardan hastanelerdeki tehlikeli atıklara, sanayideki tehlike atıklardan, yapılardaki tehlikeli maddeler kadar toplumsal bilinci geliştirmek gerekmektedir. Tehlikeli atıkların toplanması ve taşınmasına kadar dünyada uygulanan son teknoloji ve bilimsel araştırmalar sempozyumda geniş olarak ele alınacaktır.
Sempozyuma katılmak ulusal bir sorumluluktur. En küçük belde belediyelerinden Büyük şehir belediye başkanlarına, valiler, kaymakamlar, çevre müdürleri, tarım müdürleri, üniversiteler, STK’lar, bakanlıklar, bilim insanları, sektörde faaliyet gösteren lisanlı firmalar, Çevreye duyarlı sosyal sorumluluk bilincindeki kuruluşlar, sanayiciler, meslek odaları, sağlık kurumları, Çevre Ajansları, Kalkınma Ajansları ve bireylerin katılım ve desteklerini bekliyoruz. SEFERİHİSAR’da buluşmak dileğiyle....
Tehlikeli atıkların sorun olmadığı bir dünya mümkündür. Hangisinin tehlikeli olduğunu bilmemiz ve önlem almamazı yeter!
Saygılarımla
Genel Koordinatör
NATURELIFE VE RECYCLING DERGİLERİ "BENİM YEŞİL ŞEHRİM" KAMPANYASI BAŞLATTI. |
Ekolojik Yaşam Dergisi NATURELIFE ve Atık Yönetimi, Geri Kazanım ve Çevre Teknolojileri dergisi RECYCLING, TEMA VAKFI ile 7-12 yaş ilköğretim çağı çocuklarda çevre ve kentlilik bilincini geliştirmek için "BENİM YEŞİL ŞEHRİM" adlı insan odaklı bir çevre koruma ve bilinçlendirme kampanyası başlatmıştır. GENİŞ BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ... |
DBS MEDYA YAPIM VE İLETİŞİM HİZMETLERİ YAYINLARIDBS Ekolojik Yaşam yayınları NATURE SAĞLIK - NATURE TEKSTİL - NATURE GIDA- NATURE ÇEVRE - NATURE TURİZM konularında dünya ve Türkiye gündemini tüm Türkiye'deki okuyucularıyla paylaşıyor. Çevremize verdiğimiz öneme ve duyarlılığa sizlerin de katkılarını bekliyoruz. |
||
TEMMUZ 2010 ![]() |
|
|
MAYIS 2010![]() |
HAZİRAN 2010![]() |
|
MAYIS 2010![]() |
TEMMUZ 2010![]() |
|
ARALIK 2009
![]() |
ŞUBAT 2010
![]() |
|
|
||
Copyright ©2010 dbsyayincilik.com . Tüm hakları saklıdır.